Ölüm..Ayırana...Kadar..ßitanem !!

22/5/2009 · Kategori: Yazilarim

Genç kız her zaman oldugu gibi yine bilgisayarının başındaydı...msnde vakit geçiriyordu sürekli....genc kız nerden bilebilirdi ki o gün bütün hayatının degişecegini...
delikanlıyla o gün nette tanışmıştı...zamanla arkadaşlıgı ilerledi....kız onu dost olarak görüyordu;delikanlıda öyle...hatta delikanlının sevgilisi kızında hoşlandıgı biri vardı...ikisi de birbirine ilişkilerini anlatıyordu..elikanlının sevgilisiyle sorunları vardı...sorumsuzdu sevgilisi...sevmiyordu belkide genci....kızın hoşlandıgı çocuk ise serserinin biriydi...belki oda hoşlanıyordu genc kızdan ama ona göre biri degildi genc kız...
delikanlı sevgilisini istemiyordu artık...istedigi tek şey vardı....onu dostu olarak gören genc kız...evet aşık olmuştu delikanlı...hiç beklemedigi bir anda çıkmıştı karşısına genç kız....halbuki delikanlı günlük ilişkilere alışkındı nasıl olurdu da aşık olabilirdi...geceleri gündüzleri hep genç kızla gecti aldıgı nefeste hep o vardı...
birgün kıza açılmaya karar verdi bunu nasıl yapcaktı bilemiyordu yaa terslerse ya arkadaşlıgını bitirirse hep bunları düşünüyordu ama yapmalıydı...o akşam bir cesaretle kıza seni seviyorum dedi...kızda o na bende seni seviyorum sen benim biricik dostumsun dedi..elikanlı beyninden vuruldu..ve konuyu kapattı ne diyebilirdiki...
başka birgün yine söylemeye karar verdi..herşeyi açıklayacaktı...ve kıza anlatmaya başladı gecesinin gündüzünün onla oldugunu onsuz yaşayamayacagını o olmazsa kendini öldürecegini söyledi...genc kız ne diyebilirdiki onu dosttan öte görmüyordu...ama ya canına kıyarsa diye düşündü.ve evet dedi tamam dedi bende seni seviyorum dedi...halbuki dostunu düşündü..ona birşey olmasından korktugu için evet dedi..elikanlı mutluydu istedigini elde etmişti artık....
ama birşey vardı delikanlı çooooook uzaktaydı arada daglar yollar vardı araya hasret girecekti...aradan bir ay geçti kız hala sevmiyordu delikanlıyı delikanlı ise sürekli onu sevdigini söylüyordu...gelmişti evet sonunda gelmişti delikanlı ...ilk görüş...ilk dokunuş...artık kızda seviyordu..mutluydular...ayrılık günü geldi çattı gidiyordu dönmesi gerekti...günler ne de cabuk geçmişti...
her ilişkide oldugu gibi kavgalar kıskançlıklar başladı...genc kız paylaşamıyordu delikanlıyı...hep acaba diyordu....planlar kuruyolardı...evlenmeyi düşünüyorlardı...hatta evlerini çocuklarının adlarını herşeyi düşünmüşlerdi...nerden bilebilirdiki genç kız;delikanlıya bir ömür hasret kalacagını...elikanlı ise mutluydu geliyordu...aşkını görcekti...ehliyetide vardı artık..arabayla gelcekti gezceklerdi...elikanlı trafik kazası geçirmişti...hayatını kaybetmişti...halbuki ne kadar da kısa bir yolu kalmıştı..ellerini tutmaya gözlerine bakmaya....kıza ölüm haberi geldi delikanlının....kız o an beyninden vurulmuşa döndü...sevgisinin verdigi son güçle delikanlının cansız bedeninin yanına gitti...polisler kıza adını sordular...kız yanıtladı..delikanlının cebinden iki yüzük çıkmış..yüzükte kızın adı yazıyormuş...ve bir not varmış....
BİZİ ÖLÜM AYIRANA KADAR BEN HEP SENİNİM BİRTANEM..
yaşamaksa seni sevmek ben hep seninim..seni seviyorum..

Kıyamet Biziz 3

21/5/2009 · Kategori: Yazilarim

Gözleri aralanıyordu yavaşça, belli belirsiz araçlar belirmeye başlamıştı.görüntü netleştiğinde attığı çığlık ve elinde olmayan bir şekilde 5 metre geriye çekilmesi gördüğü karşısında ne kadar korktuğunu gösteriyordu işte.elleri titriyor kalbi saliseden daha hızlı çalışıyordu.

Her sabah kalktığında terliklerini giyip kahvaltıya inen jacob gözleri açıldığında önünde beliren bembeyaz silüetin ölümden arta kalanlar olduğuna inanmak istemiyordu.
Bulduğu ilk duvarın kenarına sokuldu.
- bu ,bu nasıl bir şeydir.hey.beni duyan yok mu.beni duyan yok mu...
Gittikçe kısılan ve titreyen sesi en sonunda gözyaşları ve sinire dönüştü şimdi hem ağlıyor hem de bağırıyordu.
-bu kadar kötü olmaz bu bir rüya söyleyin rüya kalkmak istiyorum.

Son kelimeleri söylediği ses tonu sessizliği bozmaya yetmişti.önemli bir seminerde insanlar sessizce onu dinliyor gibiydi.

Son olanlar hatırına geldikçe olayların boyutlarını kavramaya başlamıştı. İşte her tarafta parçalanmış suratlar eller ve daha birçoğu vardı. Burnunda oluşan morluk canını yakıyor ve bu acı etraftaki kokunun ağırlığıyla gitgide büyüyor dayanılmaz bir hal alıyordu.hiçbir şey düşünemiyor delirdiğini sanıyor durmadan ağlıyor yanı başındaki duvara vuruyordu.duvardan çıkan gürültü aniden gök gürlemesiyle sınırlandı.gökyüzü de isyan edercesine bağırıyor yardım istiyordu. Jacob doğruldu tekrardan.çevresine bakındı hala kurumamış göz yaşlarıyla. Suratına çarpan rüzgar ve birkaç damla onu ayıltmaya yetmişti.şimdi hızlı adımlarla binlercesinin arasından dikkatle geçiyordu.birkaç defa yuvarlandı ama gözleri kapalı koşuyordu adeta görmek istemiyordu olanları.

Karşısına çıkan daha önce rastlamadığı bina onun kurtarıcısı gibiydi.hızla içeri girdi.şaşırtıcı biçimde ışıkların hala yanıyor olması iyi bir haberdi.burasını daha önce görmemiş olması şaşırtıcıydı.kir içindeki yerleri aldırmadan gördüğü ilk kapıdan içeri girdiğinde gözleri şaşkınlık içerisindeydi.içerisi içinde mavi yeşil karışımı sıvıların bulunduğu yüzlerce tüp ile doluydu.burası bir araştırma laboratuarı olmalıydı. Şaşkınlığı bununla sınırlı kalmadı.

Biri yardım istiyordu.
-yardım edin imdat.kurtarın beni sıkıştım.
-neredesiniz geliyorum korkmayın.

Korktuğu her halinden belli olan jacob sese doğru yöneldi.
-sarı olan sarı düğmeye basın ışıklar yandığında beni göreceksiniz.
Jacob sarı düğmeye ulaştı ve bastı.
Gözlerini kamaştıran çok güçlü ışıklar yandı.
yani jacob öyle sandı.
gözlerini açtığında ise...